ULUSLARARASI MAKYAJ UZMANI İLE SİZİN İÇİN KONUŞTUK
Uluslararası makyaj uzmanı Fred Letailleur'ün Yves Saint Laurent ve Sevil işbirliğiyle gerçekleştirdiği özel makyaj uygulama seanslarından önce Sevil Blog olarak ilginizi çekecek bir mülakat gerçekleştirdik...
Fred Letailleur, psikoloji eğitimi görmüş, sinema ile ilgilenmiş ve yirmi beş yıldır makyaj ile uğraşan bir sanatçı.
Yves Saint Laurent'nın seçilmiş Maquilleur Européen'i yani tüm Avrupa'yı gezen el üzerinde tuttuğu bir makyaj üstadı.
Mesleği itibariyle evi olarak seçtiği Londra'dan sürekli olarak dünyanın dört bir yanına uçuyor.
Makyaj onun için bir tutku ve amacının da bu tutkuyu paylaşmak olduğunu söyleyen Letailleur, makyajın kesinlikle bir rutine dönüşmemesi gerektiğini vurguluyor. "Her şeyden önce bir oyun olması gerekiyor" deyip insanın zihnini açık tutması gerektiğini ve her zaman yeni şeyler denemeye açık olunması gerektiğini söylüyor.
Hayatı zorlaştıran bir rutin değil, makyajı hayatı kolaylaştıran bir oyun gibi algılamak lazım, kendini daha ilginç kılmak için bir vesile.
Gerçek bir sinefil olan Letailleur Dünya'daki en güzel kadınlara makyaj yaptığını belirtirken, suratındaki ince bir muziplikle kesinlikle bu konuda isim vermeyeceğini de belirtiyor.
Ne var ki Türk kadınlarının genel güzelliklerine de hayranlığını dile getiriyor, zira bu kendisinin Türkiye'ye beşinci gelişi olduğundan, kadınlarımızın büyüleyici badem gözlerini övmekle beraber, ülkemizin kültürüne, insanlarımızın rahatlığına ve ailelerine olan düşkünlüklerine de hayranlıkla değiniyor.
Kendisine yeni makyaj modalarını sorduğumuzda ise bize gayet rasyonel ve pragmatik bir cevap veriyor.
ABD'de pudra kullanımı çok cömertçe yapılıyor ve bu da aslında kullanılan canlı renklerle de makyajı gereğinden fazla görünülür kılıyor.
Avrupa'da ise genel olarak daha tevazü sahibi bir algı var, daha doğala yakın azı karar çoğu zarar denebilecek bir makyaj kültürü hakim.
Tabii İngiltere makyajda da bu iki coğrafyanın arasında kalıyor.
Türkiye'deki kullanım hakkındaki fikrini sorduğumuzda ise burada cilt ve yüze yönelik özel bir rafinelik algıladığını söylüyor.
Türk kadınları dudaklarında mat renkleri tercih ediyor ve daha çok kırmızı ve turuncu gibi sıcak renkleri taşıyor.
Daha esmer ciltler sıcak renkleri daha büyük bir zarafetle taşıyabilirken, çiçeksi daha nötr renkler daha beyaz ciltlere yakışıyor.
Tabii bir de Türkiye'deki liquid eyeliner obsesyonundan bahseden Letailleur, Türk gözlerinin şekilleri itibariyle bu tür ürünlerden rahatlıkla istifade edebildiklerini belirtiyor. Gölgelendirme konusuna gelince, bu uygulamada cesur olmak gerektiğini söylüyor. Colorblocking modasının ise bunun en uç örneği olarak gayet çağdaş yenilikçi ve şehir için ideal bir tarz olduğunu hatırlatıyor. Bu son modanın Türkiye'de çok sükse yapacağını düşünüyor.
Nasıl ilginizi çekti mi?
Yarın da Fred Letailleur mülakatımızın ikinci kısmını okumayı unutmayın ;)












