Swipe to the left

TANRILARIN ARMAĞANI: ÇİKOLATA

TANRILARIN ARMAĞANI: ÇİKOLATA
Editör: Özgül Kaya 18 Ocak 2017 4232 Gösterim 1 yorum

Çikolata Yeni Dünya’nın Avrupa’ya en büyük armağanı. Kakao çekirdeklerinden elde edilen bu eşsiz lezzet bazen aristokratların içeceği olmuş, bazen de din adamların kutsal besini. Ancak sanayi devrimiyle seri üretime geçilmiş ve hiçbir fark gözetmeden herkesin kalbini fethetmiş. Tadının yanında faydalarıyla da önemli bir besin maddesi olan çikolata adeta tanrıların bir armağanı...

ÇİKOLATANIN TARİHİ

Çikolatanın tarihi Yeni Dünya’da başlıyor. Aztekler “çikolata” kelimesini, kakao çekirdeklerini havanda döverken gürültülü ses çıkmasından dolayı “choco” ve”su” anlamına gelen “atle” sözlerinden türetmiş. Çikolatanın ilk bulunduğu tarih kesin olarak bilinmese de İ.Ö. 1500 yılı tahmin ediliyor. İlk olarak Amerika’nın eski uygarlıklarından Olmecler’in kakao ağacından faydalandığı biliniyor. Zamanla kakao ağacına verilen önem artmış ve Mayalar döneminde en üst seviyeye ulaşmış. Mayalar kakaoyu tanrının bir armağanı olarak görmüşler. Çikolata Aztekler zamanında da önemini korumuş ve toplumun üst katmanının içtiği bir içecek haline gelmiş.

Çikolatanın Eski Dünya’ya taşınması ise Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfetmesi ile oldu. Kolomb Amerika’yı keşfettikten sonra buradan aldığı çok değerli hazineleri o dönemin İspanya Kralı Ferdinand ve Kraliçesi Isabella’ya götürdü. Birbirinden değerli taşlarla ve madenlerle dolu olan hazinelerin içinde birkaç tane de fasulyeye benzeyen taneler vardı. İşte bu taneler kakao ağacının tohumlarıydı. Ancak kral ve kraliçe bu tanelerin değerini anlamadı ve kakao ağacının tohumlarına rağbet etmedi.

Kakao tohumlarının değerini ilk anlayan İspanyol Kaşif Hernando Cortez oldu. Cortez Meksika’yı keşfederken Aztek Kızılderilileri’nin kakao tohumlarından hazırladıkları sıcak bir içecek içtiklerini gördü. Bu içecek çikolataydı. İmparator Montezuma’nın ikram ettiği çikolatayı tatsız bulan Cortez, içine şeker ekledi ve içebilmeleri için uygun hale getirdi. Cortez’in İspanya’ya götürdüğü bu içecek kısa sürede çok geniş bir kitle tarafından sevildi. Hatta içine değişik maddeler ekleyerek çikolatayı değiştirdiler. Sıcak haliyle İspanyol aristokratları arasında bir tutku haline gelen çikolatanın sırrını diğer Avrupa ülkelerinden bir asır kadar başarıyla sakladılar.

Sonunda İspanyolların sırlarını açıklaması ile çikolata tüm Avrupa’ya yayıldı. Üstelik bu yayılım çok hızlı oldu. Sanayileşmenin artmasıyla da çikolata üretimi makinelerle yapılmaya başladı. Böylelikle seri üretime geçilmiş oldu. Çikolatanın fiyatı düştü ve aristokrat kesimin ardından halk da çikolata tüketmeye başladı.

Bir İngiliz firması 1847 yılında o zamana kadar sıcak olarak içilen çikolatayı gıda maddesi olarak piyasaya sürdü. 1876’da da İsviçre'de Daniel Peter çikolataya süt katmanın bir yolunu bularak bugünkü sütlü çikolataya babalık etti.

ÇİKOLATA NASIL YAPILIR?

Çikolatanın yapıldığı kakao ağaçlarından elde edilen kakao Güney Amerika, Batı Hint Adaları ve Batı Afrika’da üretiliyor. Dört yaşından itibaren meyve vermeye başlayan kakao ağaçları 4 – 10 metre boyunda olup yılda iki defa meyve veriyor. Olgunlaştığında 35 – 40 cm kadar olan meyve, ağacın gövdesine ya da ana dallarına yakın yerlerde çıkıyor. Kakao çekirdekleri bu meyvelerin içindedir. Yetişkin bir meyvenin içinde her biri 2,5 gram olmak üzere 20 – 40 adet kakao çekirdeği bulunuyor. Çekirdekler hasadın ardından meyvelerin içinden çıkarılıyor ve mayalanmaya bırakılıyor. Daha sonra güneşte kurutulan çekirdekler fabrikada işlenmeye hazır hale getiriliyor. Kakao çekirdekleri fabrikada ilk olarak temizleniyor. Ardından kavrulan çekirdekler öğütülüyor. Öğütüldükten sonra macun haline gelen çekirdekler sıvı çikolata yapımında kullanılıyor. Ayrıca preslenerek kakao ve kakao yağı elde edilebiliyor.

Yiyecek olarak hazırlanacak çikolata için de kakao çekirdekleri, kavrulduktan sonra şekerle karıştırılıyor. Silindirlerle bir kapta hamur haline getirilen karışım, ince çikolata tabakalarına dönüştürülüyor ve içine kakao yağı katılıyor. Böylelikle yumuşatılmış olan karışım dikdörtgen olukları bulunan bir makinenin içine konuyor. Olukların içinde yine silindirden geçirilen karışım yumuşak ve pürüzsüz bir hale getiriliyor. En sonunda da çikolata kalıplara dökülerek soğutuluyor. Farklı çikolatalar yaparken çikolatanın yumuşak ve kolay işlenebilir olması için soyafasulyesi elde edilen "lesitin" maddesi de ekleniyor.

ÇİKOLATANIN İÇİNDEKİLER

Vücudunun ihtiyaç duyduğu besinlerin belli bir bölümünü çikolatadan temin edebilirsin. Sütlü bir kalıp çikolatadan günlük ihtiyacın olan demirin yüzde 7’sini, kalsiyumun yüzde 9’unu, riboflavinin (B12 vitamininin) yüzde 15’ini karşılayabilirsin. Ayrıca yine sütlü bir kalıp çikolatada 3 gram protein bulunuyor.

ÇİKOLATANIN FAYDALARI

  • Herkesin tutkuyla bağlandığı çikolata bir çok insanın da hayatının olmazsa olması. Peki siz sonsuz bir damak zevki vaat eden çikolatanın faydalarını biliyor musun? İşte size bunlardan bir kaçı:
  • Harvard Tıp Akademisi’nde yapılan araştırmalar sonunda uzmanlar çikolatanın yüksek tansiyonu düşürdüğüne dair bulgular elde ettiklerini iddia ettiler.
  • Bristol Üniversitesi doktorlarından Peter Barham ise, çikolatanın içinde bulunan bir maddenin uyarıcı etkisi bulunduğunu öne sürüyor. Barham, bu maddenin kişiye kendini iyi hissettirdiğini savunuyor.
  • Kaliforniya Üniversitesi uzmanları da her gün az miktarlarda çikolata yemenin kanda pıhtılaşmayı önlediğini savunuyor. Bu da ani kalp krizlerinin önüne geçerek çikolataya hayati bir önem veriyor..
  • Çikolata – kahve değerlendirmesinde çikolata bir adım öne geçiyor. Çünkü çikolata kahveye oranla çok daha az kafein içeriyor.
  • Çikolatanın içinde çok sayıda antioksidan vardır. Bu antioksidanlar kanserle yapılan savaşta çok büyük fayda sağlıyor. Çikolata, içeriğindeki antioksidanların miktarıyla da diğer besin maddelerine fark atıyor. Örneğin kakaodaki antioksidan miktarı, kırmızı şarabın içindeki antioksidan miktarından iki, yeşil çayın içindeki antioksidan miktarından ise üç kat fazla.
  • Çikolatanın kokusu bile mutluluk hormonlarını harekete geçiriyor. Böylelikle sıkıntılı anlarda tüketilen çikolata moralinizin düzelmesini, sorunlarla daha iyi baş etmenizi sağlıyor.
  • Çikolata, barındırdığı kalsiyum miktarıyla da dikkat çekiyor. Zengin bir kalsiyum kaynağı olan çikolata kemiklerin sağlamlaşmasında çok önemli rol oynuyor.
  • Çikolata her zaman kadınlar üzerinde çok olumlu psikolojik etkiler yapmıştır. Çikolata bunu, içinde bulunan ve kadınların kendilerini iyi hissetmelerini sağlayan endorfin hormonuna borçlu.
  • Çikolata diğer tatlılara göre kan şekerini daha hızlı artırıyor.
  • Çikolata barındırdığı potasyum sayesinde de stresle mücadelede fayda sağlıyor.
  • Diğer tatlılara oranla çikolata diş sağlığı açısından daha zararsız; çünkü sütlü çikolata diş minesini koruyan proteinden, kalsiyumdan ve fosfattan yüksek miktarda içeriyor.
  • Çikolata büyük miktarda bakır da içeriyor. Bakır, vücudun demiri etkisiz hale getirmesine yardımcı oluyor. Bu da dokulara, damarlara ve cilde faydalı oluyor.
  • İçeriğindeki florid sayesinde çikolata, dişlerin güçlenmesine yardımcı oluyor.
  • Çikolata, yiyen kişiye enerji veriyor.
  • Çikolatada üreme ve bağışıklık sistemi için faydalı olan demir ve çinko bolca bulunuyor.

ÇİKOLATA – DİŞ HASTALIKLARI

Çikolata her zaman dişlerin en büyük düşmanı olarak biliniyor. Öyle ki her türlü diş çürüğünün baş nedeni olarak çikolata gösteriliyor. Aslında mayalanabilir karbonhidrat barındıran besinler diş çürümesine neden oluyor. Çikolata da mayalanabilen karbonhidrat içermiyor. Ancak yapılan araştırmalar gösteriyor ki, çikolata diş çürümelerinden sanıldığı kadar sorumlu değil. Hatta yapılan araştırmalarda çikolatanın, diş çürümesine neden olan asitlerin salgılanmasını belli oranlarda durdurduğu ve içeriğindeki doğal yağ sayesinde de ağzı temizleyebildiği saptanmış.

ÇİKOLATA – KİLO PROBLEMİ

Çikolata dişler kadar kilo problemi olanlar için de tüketilmemesi gereken gıda olarak bilinmekte. Ancak çikolatada bulunan kalori miktarı sanıldığı kadar çok değil. Hatta bir kalıp çikolatanın kalorisi 210’dur ve bu durum çikolatayı düşük kalorili gıdalar arasına sokuyor.

ÇİKOLATA – AKNE

Çikolatanın akneye neden olduğu veya akneyi azdırdığı yaygın bir inanış. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar ortaya koymuş ki; çikolata ne akneye neden oluyor ne de var olan akneleri azdırıyor.

ÇİKOLATA – KOLESTROL

Kakaonun içindeki yağın kolestrolü arttırdığı da yaygın bir inanış. Ancak yapılan bilimsel araştırmalar çikolatanın kandaki kolestrolü artırmadığını göstermiş. Çünkü çikolata yüksek stearik asidi içermekte. Kolestrol ise hayvanların hücrelerinde bulunan bir madde.

ÇİKOLATA – KAFEİN

Çağımızda modern yaşamın vücudumuzda bıraktığı en büyük kalıntılardan biri kafein. Çikolata da vücutta bulunan kafeinin kahveden sonra en büyük nedeni olarak görülüyor. Ancak çikolata yiyenlerdeki kafein oranının kafeinsiz kahve içenlerle aynı olduğu gözlenmiş.

ÇİKOLATANIN TAPINAĞI: İSVİÇRE

İsviçre, çikolata denince ilk akla gelen ülke. Bu şöhreti ürettiği kaliteli ve lezzetli çikolatalarla sonuna kadar hak eden İsviçre, çikolatalarının kalitesini çok iyi sütlerine ve esrarengiz formüllerine borçlu.

Çikolata İsviçre’ye ilk olarak 17. Yüzyılın sonlarında ulaştı. İsviçre’de farklı bir kimliğe kavuşan çikolata, burada dini törenlerde kullanılmaya başlandı. İsviçre’de endüstriyel çikolata üretimine de ilk olarak 1819’da başlandı. 1875'te de İsviçreli Daniel Peter arkadaşı Henri Nestle'den esinlenerek süt ve kakao tozunun karışımı olan sütlü çikolatayı üretmeye başladı.

Günümüze kadar kalitesi ve üretim miktarı sürekli artan İsviçre çikolataları, tüm dünyaya ihraç ediliyor. Yılda ortalama 150 ton çikolata üretilen İsviçre’de 18 dev çikolata fabrikası bu üretimin hemen hemen hepsini gerçekleştiriyor. Bu dev sektör yılda yaklaşık 1,5 milyar İsviçre Frankı gelir elde ediyor.

Formülü sır gibi saklanan İsviçre çikolataları, ağızda hızla eriyor ve gerisinde çok yoğun çikolata aroması bırakıyor. En çok tercih edilen İsviçre çikolataları bol sütlü, fındıklı sütlü ve acımsı çeşitler..

BUNLARI BİLİYOR MUYDUN?

  • Dünyada en fazla çikolata tüketilen ülke İsviçre'dir. İsviçre'de yılda kişi başına 10.3 kilo çikolata tüketiliyor.
  • Dünyanın en fazla kakao üreten ülkesi Fildişi Sahilleri’dir. Fildişi Sahilleri dünyada üretilen kakaonun yüzde 40’ını üretmektedir. Fildişi Sahilleri’ni yüzde 16 ile Gana ve yüzde 15 ile Endonezya takip etmektedir.
  • Çikolata köpek dostlarımız için çok tehlikeli bir yiyecektir. Çünkü çikolatanın içinde bulunan teobromine maddesi köpeklerde geç metobolize olduğundan zehir etkisi yapıyor.
  • Kakao ağacı sadece Ekvator civarında 20 dereceler arasında yağmur ormanlarında yetişiyor.
  • Kakaonun bilimsel adı İsveçli bilim adamı Carl von Linne tarafından verilmiştir: “Theobroma Cacao”.
  • 1899 – 1902 yılları arasında İngiltere’nin Güney Afrika’da yaptığı savaşta Kraliçe Victoria yeni yılda askerlerine hediye olarak çikolata dağıtmış.
  • İkinci Dünya savaşında da ABD askerleri bol bol çikolata tüketiyormuş. Bir askerin günde üç adet çikolata yeme hakkı varmış.
  • 2003’te 96 yaşında vefat eden Katherine Hepburn sağlıklı ve uzun yaşamının sırrını günde yarım kilo çikolata ve bol egzersiz olarak göstermiş.

EVDE ÇİKOLATA YAPIMI

Alacağın kalıplanmış çikolatayla (kuvertür) evinizde istediğiniz türde çikolata hazırlayabilir ve çikolata keyfinizi doyasıya yaşayabilirsin. Bunun için;

İsteğe göre beyaz, sütlü ya da sade kuvertürü bıçakla ufak parçalara ayır. Ufaltılan çikolatayı benmari usulü erit. Erimiş karışımı şekilli çikolata kalıbının bölümleri içine, ince bir tabaka halinde sür. Çikolatalı kabı 10 dakika kadar buzlukta beklet ve donmasını sağla. Katı hale gelen çikolatayı dolaptan al ve kalıbın içerisine istediğin aromayı (çilek, frambuaz, fındık, ceviz vs.) koy. Kalıptaki çikolataların üstünü de kalan sıvı çikolatayla ört ve çikolatayı tekrar dolapta beklet. 10 dakika sonra dolaptan katı şekilde aldığın çikolataları kalıbı ters çevirerek çıkar.

Ayşe Yılmaz 2 Şubat 2017 / 13:09
Çok güzel bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık.