Swipe to the left

SANAT VE KADIN - 1

SANAT VE KADIN - 1
Editör: Özlem Şahin 14 Aralık 2018 1300 Gösterim Yorum yok

Kadınların günlük yaşamlarına dair bilgileri Ortaçağ kaynaklarında pek bulamıyoruz. Rastlanan bir kaç kaynakta ise kadın sanat gibi ulvi uğraşlarla meşgul olmaktan çok adeta bir köle gibi sadece çalışarak resmedilmiştir.

Kilisenin hakimiyetinin tartışılmaz olduğu bu dönemde yaşamın her bir aşaması ataerkil nizamın yoğun denetimi altındaydı. Bu hierarşik düzende kadının yeri "doğal" olarak aşağıdaydı ve sanat bir kenara kadınların hareket kabiliyeti dahi çok kısıtlıydı. Zaten bu dönemde yapılan sanatın büyük bir kısmı manastırlarda icra ediliyordu. Kadının entelektüel gelişimi ancak ve ancak içine doğduğu sınıfsal şartlara bağlıydı. Zengin bir aile kızının tabii ki özel öğretmenleri oluyordu ama bunların kadın olması katiyen yasaktı.

Rönesans döneminde anonim keşiş ortamından kopup bireysel imzalar taşımaya başlayan sanat üretimi aynı zamanda kapitalist kültür tüketiminin de gelişmesiyle beraber artık Tanrı'nın yaratıcı kudretinin insan elinden çıkan bir tezahürü olarak değil, bazı özel, bilgili kişilerin ellerinden çıkan eserler olarak algılanması ve bununla beraber onların ödüllendirilmesi gerektiği fikri bir ideal sanatçıtipi meydana getirmiştir. Bu da tabii ki fevkalade eril bir arketip olarak yerleşmiştir. Bundandır ki günümüzde bile erkek sanatçı yüceltilirken kadın sanatçı aşağılanmaktadır, bunu eserlerinin satış fiyatlarının karşılaştırmasında dahi tespit etmek mümkündür.

Ancak Kadın sanatçılar her zaman var olduğu gibi, onların hatıralarını anmak da günümüzün yenden canlanan kadın hareketi için bir o kadar önemlidir.

Örneğin 1500'lü yıllarda yaşayan Marietta Robusti'den bahsedelim. Babası ressam Tintoretto'nun atölyesinde on küsur sene çalışmış. Robusti'nin eserleri babasınınkine benzese de Tintoretto'nunkinen ayrılık gösteriyordu. Hatta Robusti'nin resmettiği portreler nam saldı ve Habsburg sarayları duvarlarını dahi süsledi. Genç Robusti tam da şöhretinin doruklarındayken babası onu evlendirdi ve zavallı çocuk doğumunda can verdi.

Sanatçılar üzerine yazılan ilk belge niteliğinde olan "Le Vite Piú Eccellenti dei Pittori, Scultori e Architettori" ("Ünlü Ressam, Heykeltraş ve Mimarların Yaşamları") 1550 tarihinde ilk kez Vasari tarafından yayınlanmıştır. Bu eserin ilk baskısında hiç kadın sanatçı olmamasına rağmen 1568 tarihli ikinci baskısında bir düzine kadar kadın sanatçı bulunmaktadır.

Devamı haftaya...