MASKELİ DEPRESYON
Bir depresyon türü var ki adeta maskesini takıp sinsice insan hayatının merkezine yerleşiveriyor. Bunun özellikle de depresyonun gizli saklı olabileceğini düşünmek bazen gerçekten de çok uzak gelebilir ama maskeli depresyon her geçen gün insanlar arasında hızla yayılan psikolojik bir rahatsızlık.
Maskeli depresyon, bilinen depresyonun gizlenmiş hali. Dolayısıyla kişi depresyonda olduğunun hiçbir şekilde farkında değil. Hatta depresyonu farklı yaşıyor diyebiliriz. Bu nedenle maskeli depresyonu “gizli depresyon”, “örtülü depresyon” olarak isimlendirmek yanlış olmaz. Sıra dışı olarak nitelendirilen bu depresyonun standartlara uymayan asi bir de yapısı var.
BOŞUNA İNKÂR ETME
Maskeli depresyona sahipsen normal bir depresyonda olduğunu inkâr etmen çok normal. Çünkü maskeli depresyonun en sinsi özelliklerinden biri; normal depresyonda yaşanan içe kapanıklık ve hayata karşı yaşanan ilgi kaybının olmaması. Maskeli depresyon, depresyonun ana belirtilerinden uzak olduğu için kendini son derece neşeli ve canlı hissetmeye devam edersin. İşte bu noktada yanıldığın bir durum var; bu rahatsızlığın diğer bir sinsi özelliği de ruhsal olarak değil bedensel rahatsızlıklarla kendini göstermesi.
ÖFKENE HÂKİM OL
Maskeli depresyon cinsiyete göre de farklı şekilde yaşıyor. Erkeksen çevrenizdekilere acımamak elde değil. Çünkü maskeli depresyon erkeklerde son derece güçlü bir öfke ile ortaya çıkıyor. Kadınlarda ise sürekli bir yorgunluk hali ve bedensel hastalıklardan yakınma durumu söz konusu. Her halükarda karşı cins için durum oldukça vahim. Bir yandan yaşam enerjisi ile doluyken diğer yandan öfke ve yorgunluk bu neşeli hali bir anda yerle bir edecek kadar güçlü.
HASTALIKLARI BESLİYORSUN
Öfke erkeklerde maskeli depresyonun habercisiyken asıl sıkıntı oluşturan şey sürekli bir hastalıktan yakınma durumu. Sık ağrılar, midedeki kasılmalar, alerjiler, kronik baş ağrıları… Doktor doktor gezmenin bu rahatsızlıklara hiçbir faydası olmayacak. Depresyonun maskeyi takmış bir kere. Bu yüzden maskeli depresyonunun önlemini almadığın sürece yaşadığın bu bedensel rahatsızlıkları sadece beslemiş olacaksın.
DUYGULARINI SAKLAMA
Maskeli depresyon duygu dilsizliğiyle sürekli iletişim halinde. Bu yüzden duygularını bastırmak maskeli depresyonun yolda olduğunun habercisi. Bunda toplumsal olarak duyguları ifade etme aşamasında, diğer fikirlerin yoğun olarak baskı kurması söz konusu. Duygularını ifade etmek yerine susmayı tercih edersen bu durum katlanarak sana farklı yüzleriyle geri dönecek.
FARKINA VARAMAMA
Tüm bunların ardından akıllara takılan en büyük soru; “Madem depresyonum maske takmış ve ben bunun farkında değilim, nasıl farkına varacağım?” olacak. Maskeli depresyonun tanımına da uygun olarak bu rahatsızlığı doktor dışında kimse teşhis edemiyor. “Peki, doktor nasıl teşhis koyacak?” dersen de, bunu bir iç hastalık uzmanı ya da diğer şikâyetlerine paralel olarak gittiğin bir doktor söyleyecek. Eğer midende, başında ya da kalbinde bir rahatsızlık yoksa ve kendini de psikolojik olarak gayet iyi hissediyorsan önce bedensel rahatsızlığın olmadığına dair doktorundan onay alacak sonra da bir psikiyatri uzmanına yönlendirileceksin.
DESTEK ALMAKTAN ÇEKİNME
Bu şikâyetlerden dolayı eğer bir iç hastalıkları uzmanı seni psikiyatri kliniğine yönlendirirse bu durumdan asla incinme. Çoğu zaman, toplumsal normların sonucunda bir psikiyatri uzmanına gitmekten çekinebilirsin. Önemli olan bu durumu kırmak. Burada diğer doktorlara da büyük bir görev düşüyor. Hastayı yönlendirirken çok uygun bir dil seçmek zorunda. Hastayı yargılamadan ve etiketlemeden, psikiyatrik bir yardım almasına yönlendirmesi gerek. Doğru bir dille bu rahatsızlığın sinirsel boyutunun önüne de geçmek mümkün. Yeter ki kafandaki soru işaretlerine biraz da olsa cevap bulunabilsin.












